REGRESYON TERAPİSİ İLE ZAYIFLAMA…

Regresyonun temel amacı; zihin-beden-ruh bütünlüğünde kişinin amaçlarına ulaşmasına ve yaşamını dönüştürmesine engelleyen çözülmemiş meselelerinin çözümünde rehberlik etmektir. Tıbkı derine batmış ve fiziksel rahatsızlığa sebep olan bir dikeni çıkarmak gibi. Diken çıkarıldığında semptomlar asla tekrarlamaz.

Çocuklukta yaşadığımız hatta anne karnından itibaren hissettiğimiz hatta geçmiş yaşamlarda yaşadığımız her şey yetişkin olduğumuzda bizi etkiler.Bedenimizle ilgili temel algımız, geçmiş yaşamlardan getirdiğimiz anılarınla birlikte, 0-7 yaş aralığında ve ergenlik döneminde oluşmaktadır. Kendini sevmek, sağlıklı bir bedenle yaşama, sağlıklı ve dengeli beslenme bilinci öğretilmediği için birey bedenine farkında olmadan zarar verebilir. Sağlıksız beslenme ve aşırı yeme alışkanlıkları da bu zararlardan biri. Sağlıklı ve normal kilolu bir beden için, iyi beslenme ve egzersize ihtiyaç olduğu açıktır. Ancak fazla kilolu milyonlarca insan kilo verememekte ve şişmanlıktan kurtulamamaktadır.

Nedenler..?
Bedenin ekstra kilolarını koruma ihtiyacını doğuran kişisel deneyimler ve hatıralardır. Neden şuurdışı zihinde kilitlidir.
Aşırı yemek yeme bağımlılığı, dengesiz beslenme biçimlerinin altında öğrenilmişlikler ve bastırılmaya çalışılan duygular, korkular vardır. Geçmişin acı ve dargınlıklarına takılıp kalmak ve yemekle kendini cezalandırmak, değersiz hissetmek, kendine güvenmemek. Acıdan korunmak için zırh(kilolara) gerek duymak. Aşırı yiyerek duygularını bastırmak. Kendini sevilmeye değer görmemek. İnsanların bedenini ve ruhunu incitmesinden alıkoymak için insanları itmeye, onları uzak tutmaya çalışmak. Kendini sevmemek cezalandırmak… gibi birçok neden olabilir.

Başka inançlar nedeniyle de kişi kilo veremeyebilir…Yaşanan öyle deneyimler olmuştur ki (taciz, tecavüz gibi) kişi bedenini aşırı kilo alarak beğenilmeyeceği böylece de tehlikeden koruyacağını zannedebilir. Geçmişte yaşadığı ifade edilmemiş korkusu, öfkesi, utancı, suçluluğu, pişmanlığı da sıkışmış duygusal enerji olarak bedende hapis kalmış olabilir ve şimdiki yaşamında iyi şeyleri hak etmediğini düşünerek bedenine farkında olmadan zarar verebilir. Sağlıksız beslenme ve aşırı yeme alışkanlıkları da bu zararlardan biri…

Ayrıca bilinçaltına kayıt edilen sözlerde kilo durumumuza etki edebilir. Örneğin; çocuk şişmanlıkla ilgili bilinçaltına çıkar sağlayan telkinler aldıysa, ‘yemezsen büyüyemezsin’ gibi, büyümek için şişman olmayı tercih eder. Bilinçaltı çıkarı olmayan hiçbir inancı saklamaz. Hem inancı hem de inanç doğrultusunda kişiyi hayatta tutabileceğini zanneder. Bu sebeple de hem inancı hem de kişiyi korur. Ne kadar diyet, spor yapsa da bedende kiloyu tutar.
….
Kilo verme mücadelesinin en cesaret kırıcı yönü ise kişinin umudunu yitirmesidir. Gösterilen her çaba, kiloların hepsinin geri alınacağına dair inanç (ve korku) ile boşa çıkmaktadır.
….

Önemli olan kişinin duyguları ve korkularıyla yüzleşme cesaretini göstermesi, geçmişten gelen çözülmemiş meselelerini çözmesi sadece diyet uygulayarak ya da spor yaparak sağlıklı ve dengeli bir şekilde ideal kilosunda olamayacağını kavramasıdır. Zihin, beden ve ruh bir bütün. Bu anlayışla geçmişin yanlış inanç kalıplarına ve duygulara bakmak gerek. Aksi takdirde yapılan en uygun diyetlerden sonra, en ideal spor yapma düzeninden sonra bile verilen kilolar zaman içinde alınır. Geçmişi anlamadan, geleceğe ilerleme olmaz, duyguları serbest bırakmadan kalıcı olarak sağlıklı, ideal kiloda olunabileceği düşünülemez.

Çalışma nasıl oluyor?
Regresyon çalışması ile gerçekdışı korkularınızı ve davranışlarınızı bilinçaltında araştırabilir. Değişik anıları araştırmak ve uyandırmak bir soğanın kabuklarını soymaya benzeyebiliyor. Her anı katmanındaki bir sorunla ilgili olan enerjiyi ortaya çıkarıncaya kadar takip etmek çözülmeyi ve zayıflamayı sağlayabilir. Ama herşeyde olduğu gibi öncelikle niyet önemlidir. Kişinin niyetini enerji katarak; ‘sağlıklı ideal kilomda olmak istiyorum’ şeklinde niyet etmesi bir nevi evrene mesaj vermektir.
Bu niyetle çalışmaya gelen kişiye danışman ne hissettiğine odaklandırır ve kişi zaten hisler aracılığı ile konuşur. His dediğimizde bedende hissedilen ağrı, baskı, gerginlik, terleme, titreme, sıkışma gibi hissedilen fiziksel hislerdir. Bu hissi kişinin daha fazla hissetmesi istenerek bu hissin içindeki duyguyu ya da korkuyu yaşaması sağlanır. Kişi direnç göstermeyip hisleri hissetmeye izin veriyorsa, duygularıyla yüzleşir ve zamanında ifade edilmemiş sıkışmış duygusal enerji boşaltılır. Bu bazen bir seans sürer bazen daha fazla… Genelde iki ayda 8 seansta gözle görülür bir ilerleme olabilmektedir.. Ancak her ruh eşsiz ve tektir farklıdır. Regresyon çalışmasıyla birlikte elbette düzenli egzersiz yapılmalı, sağlıklı dengeli beslenilmeli. İdeal süre gene kişinin kendi için koyduğu niyetinde gizli.

Regresyon çalışmasının bonus yararları ise…
:)) Mutlu olmak diyebiliriz… Kendini değerli hissetmek…Bir çocuk gibi yeniden neşe, heyecan ve coşkuyla buluşursunuz. İçinizdeki çocukla kucaklaşarak onun hayallerini gerçekleştirmek üzere harekete geçersiniz. Sonsuz potansiyelinizi keşfedersiniz. Kendinize güveniniz artar. Regresyonda; size yük yaratan duygu, korkulardan özgürleşirsiniz. Sadece kilodan değil. Hafiflik yaratan budur…

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.