Bazen rüyalarımız…

Bizi eski bir aşkın, belki de hala unutamadığımız ilk aşkımızın yaraladığı kalbimizi şifalandırmaya çağırıyor olabilir.
İlk gençlik yıllarında, kalbimizi birine en saf duygularla ve zihinsel hiçbir kaygı ve kuşku duymadan sonuna kadar açtığımız deneyimdir ilk aşk. image
Gençlik döneminde bilinçaltı bireyin deneyimlediği her duyguyu tıpkı bir havuz gibi kendinde toplar.
Eğer bu dönemde; rededilme, aldatma, hüsran, keder, korku, öfke, değersizlik, nefret, terkedilme, kıskançlık… gibi travma yaratacak duygular yaşanmış ve çözümlenmeden bırakılmışsa, bunlar bilinçaltında kalmaya devam ederek arka planda çalışan bir virüs programı gibi ilişkilerin şekli ve kalitesini belirler.
Biz o anıları ve duyguları unuttuğumuzu sansak bile orada durmaya, bugünümüzü ve geleceğimiz şekillendirmeye devam eder. Biz bunun sonuçlarını, nedeni açıklanmayan ilişki sorunları, korkular, içe çekilme ya da başka şekilde kendini gösteren durumlar şeklinde deneyimleriz. Rüyalarımız, sürekli olarak o duygulara işaret ederek, “burada temizlenmesi gereken bir şey” var mesajı gönderir.
Regresyon çalışmasıyla, bu tür rüyaların kaynağına ve çözüm yollarına ulaşabiliriz. Çalışmada, o anılara ait bitmemiş işleri, vedalaşmaları, affetmeleri yaptığımızda, anılar geldikleri yere geri dönerken biz de onlara gülümseriz. Çünkü, o deneyimin ruhsal yolculuğumuzdaki anlamını çözmüşüzdür. Artık bizi etkileyecek ve üzecek gücü bulamazlar.
İlişkilerinizde yaşadığınız sorunların ardındakileri merak edip çözümlemek istediğinize karar verirseniz eğer regresyon çalışması iyi bir yoldur…

 

Bir cevap yazın